Müzeler, Saraylar, Tarih, Sanat ve Viyana

Avusturya’nın başkenti Viyana’ya gitmeye karar verdikten sonra 3 gün fazla gelir mi diye düşünmüştük.Müze ve sarayla dolu bu şehre gidince gezilecek çok yerin olduğunu fark ettik. 72 saate sığdırdığımız seyahatimiz sırasında görülmesi gereken yerlerin çoğunu görmüştük. Eğer 2-3 gün gibi kısıtlı zamanınız varsa bizim programımız işinize yarayacaktır.

Havaalanından itibaren sanatla karşılaştığınız şehirde, adım başı bir müzeye, saraya veya tarihi bir şahsiyetin evine denk gelebilirsiniz. Bizim gibi Noel öncesi giderseniz ise güzel, canlı ve renkli Noel pazarlarını dolaşabilirsiniz.

Avusturya’ya gidebilmek için geçerli bir Schengen vizenizin olması yeterli. İstanbul’dan yaklaşık iki buçuk saatlik bir uçuşla Viyana’dasınız. Havaalanından şehir merkezine ulaşım için birçok seçenek mevcut. Bunlardan S-Bahn tren hattı en ekonomik olanı. CAT hızlı treni ise şehir merkezine 15 dakikada gidiyor fiyatı ise 15€. Aceleniz yoksa 4€’luk fiyatı ile S-Bahn en mantıklı seçenek.

Burada önemli bir bilgi vermek gerek. Eğer Viyana’ya müzeleri gezmek, sarayları dolaşmak için gidiyorsanız kesinlikle Vienna Pass almalısınız. Vienna Pass’e ek ücret ödeyerek de Travel Card alabiliyorsunuz. Böylece 3 günde 60’dan fazla müzeyi ücret ödemeden dolaşabilir, ulaşımdan sınırsız yararlanabilirsiniz. Vienna Pass’in avantajlarından biri Hop On – Hop Off otobüslere de sınırsız binebiliyor olmanız. Burada tek istisna var; havaalanından şehre ulaşımda bu kartlar geçmiyor. Ulaşımda kartlar kontrol ediliyor mu diye sorarsanız biz sadece bir kere denk geldik. Onu da belirtelim 🙂 Vienna Pass’i kendi sitesinden satın alabilir, havaalanında ise teslim alabilirsiniz. Fiyatları ilk bakışta yüksek gelebilir ancak 3-4 müzeden sonra kendini amorti ediyor gerçekten.

Viyana’da konaklama için öncelikle her yere yakın olan Innere Stadt bölgesini seçmelisiniz.Eğer burası bize olduğu gibi size de pahalı gelirse metroya yakın olan herhangi bir oteli tercih edebilirsiniz.Biz şehre ulaşım olarak çok kolay olan bu otelde kaldık.Kesinlikle tavsiye ederiz.

Otelimize yerleştikten sonra Vienna Pass’in hakkını vermeye başlayabiliriz.

Saraylar ve Müzeler

Belvedere Palace (20 €)

Otele yürüme mesafesinde olan ilk sarayımızla rotamıza başlıyoruz. Belvedere Sarayı 2.Viyana kuşatmasından başarıyla çıkan Prens Eugene‘e yazlık (!) olarak tahsis edilmiş.Aşağı ve Yukarı Belvedere olarak ikiye ayrılan sarayın zamanımızın kısıtlı olmasından dolayı bizim sadece yukarı Belvedere’yi keşfedebilme şansımız oldu.Yukarı Belvedere kalıcı ve orijinal eserlerin yer alması nedeniyle çok önemli. Gustav Klimt’in “The Kiss” eserinden tutun da Van Gogh’un “Plain at Auvers”, Monet’in “Garden at Giverny” eserine kadar daha bir çok sanatçının çalışmalarını görebilirsiniz.

Belvedere

Belvedere Palace

Kışın sarayın arka bahçesinde kurulan Noel pazarını gezip, sıcak şarabınızı (punch) içebilirsiniz. Biz kışın gittiğimiz için Belvedere’nin yeşil bahçelerine şahit olamadık ancak yazın giderseniz buraların yemyeşil olduğu görebilirsiniz.

Schönbrunn Palace (16,40 €)

Habsburg Hanedanı’nın yazlık sarayı olarak yapımı Maria Theresia tarafından tamamlatılan bu sarayı dolaşmak o kadar kolay değil. Öncelikle Grand Tour veya Imperial Tour tercihinizi yapmanız gerek. Eğer Vienna Pass aldıysanız Grand Tour’a bedava katılabilirsiniz üstelik Türkçe sesli rehber imkanınız da var. Binden fazla odası bulunan sarayın ancak 40 odasını Grand Tour ile gezebilirsiniz. Avusturya-Macaristan’ın en uzun hüküm süren imparatoru Franz Joseph’in çalışma odasından, dinlenme odasına, yemek salonundan, misafirlerini ağırladığı odalara kadar birçok odayı görme şansınız var. Mozart’ın 6 yaşında Maria Theresia tarafından saraya çağrılarak konser verdiği odayı da görebilirsiniz. Bunlar dışında Franz Joseph’in çok sevdiği eşi Sisi’nin saraydaki etkisini sesli rehberi dinleyerek dolaşırsanız daha iyi anlayabilirsiniz.

Schönbrunn Palace

Sarayın arkasındaki yeşillik alan gerçekten çok büyük ancak hava şartları nedeniyle bizim dolaşma fırsatımız olmadı. Bahar aylarında gidildiğinde sarayın ormanında dolaşmak gerçekten güzel olabilir.

Naturhistorisches Museum (10 €)

Gittiğimiz her şehirde zevk alarak gezdiğimiz müzelerin başında doğa tarih müzeleri oluyor. Viyana Doğa Tarih Müzesi de gezmesi eğlenceli, ilgi çekici bir çok eserin olduğu bir müze. Mineral taşlardan, göktaşı ve asteroid parçalarına; fosillerden gerçek boyutlu dinazorlara; insan evriminden uzay bilimine kadar herkesin ilgisini çekebilecek bir çok şey mevcut. Tüm eserleri tek tek ayrıntılı incelemeye zamanınız yetmeyeceğinden zamanınızı ilgi duyduğunuz bölüme daha çok ayırmanızı öneririz.

Kunsthistorisches Museum Vienna (15 €)

Viyana Sanat Tarihi Müzesi şehrin en çok ziyaret edilen müzelerinden. Burada bir çok sanat eserini hayran hayran izleyebilirsiniz. Sanata ilgi duymasanız dahi eserlere bakınca bu kadar ayrıntılı tabloların, heykellerin nasıl yapıldığını merak ediyorsunuz. Gelmeden önce araştırma yapmanızda fayda var.Keza bir tablonun önünden geçerken onun aslında çok önemli bir eser olduğunu daha sonra öğrenebilirsiniz. Sesli rehber alarak müzeyi dolaşıp eserlerin kim tarafından yapıldığını neyi anlattığını dinleyebilirsiniz. (Türkçe seçeneği burada yok maalesef)

Müze çok büyük, eser çok fazla olduğundan müzenin ortasında yer alan kafede bir kahve (espresso şiddetle tavsiye edilir) ve bir tatlı yiyerek dinlenebilirsiniz. Ortam gerçekten çok güzel.

Hofburg Imperial Palace (12,90 €)

Hofburg Sarayı şehrin ortasında yer alıp, hanedanlığın kışlık sarayı olarak kullanılmış. Şu an ise müze olarak kullanılan bölüm 3’e ayrılmış.

-Imperial Silver Collection bölümünde hanedanlığın gümüş tepsilerinden altın çatallarına, bardaklarına, kaşıklarına, porselenlerine kadar binlerce koleksiyonu, çeyizliği görebilirsiniz 🙂

 -Sisi Museum bölümünde İmparator Franz Joseph’in eşi Sisi’nin (gerçek adı Elisabeth) özel eşyaları, kıyafetleri, yaşam alanı, mektupları mevcut.

The Imperial Apartments’da ise Franz Joseph ile eşi Sisi’nin yaşam alanlarına ait odalar bulunuyor.

Prens Eugene

*Tarih dersinde Karlofça anlaşmasını duymuşsunuzdur. İşte Prens Eugene Osmanlı’ya karşı ordunun başına geçiyor, savaşı kazanıyor ve ülkesinde çok sevilen bir komutan oluyor. Karlofça anlaşması da bu şekilde imzalanıyor.

Imperial Treasury Vienna (12 €)

Hofburg Sarayı’nı gezerken Kraliyet hazinelerinin sergilendiği bu müzeyi de gezebilirsiniz. Burada altından kral taçlarını, değerli taşlarla süslenmiş kılıçları, haçları, kraliyete ait değerli kıyafetleri görmeniz mümkün.

Sigmund Freud Museum (10 €)

Sigmund Freud’un 1891 – 1938 yılları arasında çalışmalarını yürüttüğü, toplantılarını yaptığı bu daire Freud’un kızı tarafından 1971 yılında müzeye çevrilmiş. 1902 yılında yapılmaya başlayan “Wednesday Psychological Society” burada başlamış ilk kez. Bir çok ünlü psikiyatrist buraya gelmiş ve toplantılara katılmış.

Aslında gezimiz sırasında bizi en çok hayal kırıklığına uğratan müze bu oldu. Apartman dairesi müze çevrilmiş ve 3-5 odayı dolaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. Eğer çok zamanınız yoksa burayı pas geçebilirsiniz, hele Vienna Pass yoksa 10€ gerçekten yüksek kalıyor.

 

Madame Tussauds (20,5 €)

Lunaparkın olduğu bölgeye kadar gelmişken Madame Tussauds müzesini de ziyaret edebilirsiniz. Bizim ilk balmumu müzemiz olduğu için çok eğlendik. Diğer Madame Tussauds müzeleri ile kıyaslayamıyoruz ancak içerde Mozart’tan Obama’ya, Brad Pitt’den Karl Marx’a bir çok kişinin balmumundan heykelini bulmanız mümkün. Oradayken fark ettik ki Mozart gerçekten çok kısaymış. 🙂

Einstein yoğun ilgiden bunalmış

Albertina Museum & Art Gallery (12,90 €)

Viyana’nın modern sanat müzelerinden olan Albertina’da 65.000’den fazla çizimin yanı sıra ağaçbaskı, taşbaskı ve gravür tekniklerle yapılmış bir milyondan fazla eser ve modern grafik çalışmaları mevcut. Leonardo da Vinci, Michelangelo, Rembrandt, Manet ve Cézanne gibi sanatçıların eserlerini görebilirsiniz. Ayrıca galeri bölümünde o güne veya haftaya özel sergilerle karşılamanız mümkün.

Albertina Museum

Albertina Museum

Mozarthaus Vienna (11 €)

Viyana’nın her yeri bir sanat eseri, her yerinden bir sanatçının anısı çıkıyor derken bunu kastetmiştik. Mozart’ın 1784-1787 tarihleri arasında yaşadığı, meşhur “Figaro’nun Düğünü” eserini yazdığı dönemde kaldığı en pahalı, en büyük ve günümüze kadar kalmış olan tek evi 4 büyük, 2 küçük odadan oluşuyor. Odalar arasında sesli rehber eşliğinde dolaşırken Mozart’ın o dönemde yaşadığı koşulları, kumar tutkusunun sonuçlarını dinleyebilirsiniz.

Vienna Giant Ferris Wheel (9,5 €)

Viyana’nın 2.Leopoldstadt bölgesinde yer alan dev dönme dolap, lunapark severlerin ilgisini çekecektir. Ağır ağır hareket ederek size Viyana’yı yüksekten görme fırsatı veren dönme dolapta isterseniz önceden rezervasyon yaptırarak romantik bir akşam yemeği de yiyebilirsiniz. Rezervasyon için burayı inceleyebilirsiniz.

St.Stephen’s Cathedral (5,5 €)

1147 yılında inşa edilen Aziz Stefan Katedrali Viyana en önemli noktalarından olup Roma ve Gotik tarzdadır. Viyana’ya gelen hiçkimsenin kaçırmayacağı bir noktada olan Katedral’i ücretsiz dolaşabilir, dilerseniz çanın olduğu bölüme asansör ile çıkabilirsiniz. Bu çan Osmanlı akıncılarının şehre yaklaştığını haber vermek için kullanılmış yıllarca. Ayrıca katedralin kurulu olduğu alan büyük bir mezarlık. 1730’lu yıllarda Avrupa’da yaşanan veba salgı nedeniyle VI.Karl buraya büyük bir mezarlık yaptırıp, salgında ölenleri gömdürmüş. Yeraltı mezarlarının olduğu tura günün belli saatlerinde katılabilirsiniz.

St.Stephen’s Cathedral

State Hall of the Austrian National Library (7 €)

Adından da anlaşılacağı gibi Avusturya’nın milli kütüphanesi olup mimarisi ve ortamın etkileyeciliği için yarım saatinizi ayırabilirsiniz. Yaklaşık 8 milyon eserin bulunduğu kütüphane 1920’ye kadar Kraliyet Kütüphanesi ismiyle anılıyormuş. Kütüphanenin tam ortasında yer alan mermer heykel ise kütüphaneyi yaptıran VI.Charles’a ait.

Austrian National Library

Viyana’da Opera

Viyana’da şehrin ortasında opera binasını görünce şehir için ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Opera sevmeseniz de veya anlamasınız da (bizim için herşey:) ortamı görmek için gitmenizi öneririz. İnsanların bu etkinliği ne kadar ciddiye aldıklarını ve önemsediklerini görünce gerçekten şaşıracaksınız. Viyana’ya gelmeden biletinizi buradan alabilirsiniz veya operanın önünde bilet satmaya çalışanlardan belki ucuza bilet koparabilirsiniz. Biz aylar öncesinden 38€’ya bilet alabildik. Sahneye biraz uzak da olsak 5€’ya dürbün kiralayabiliyorsunuz. Opera dışında bir çok klasik müzik konseri olduğunu da hatırlatalım. Dilerseniz opera yerine senfonilere gidebilirsiniz. Mutlaka birine gidin ama 🙂

Staatsoper, Viyana

Staatsoper

Viyana’da Yeme – İçme

Viyana yeme içme olarak gayet zengin ve herkesin damak zevkine uygun lezzetlerin olduğu bir şehir. Şehre gelirken şnitzeli nerede yiyeceğinizi düşünmeye başlıyorsunuz. Genel olarak herkes Figlmüller’e gitmezseniz sanki Viyana’ya gitmemişsiniz gibi davranıyor. Ancak burada yemek istiyorsanız şehre gelmeye karar verdiğiniz gün internetten rezervasyon yaptırmanız gerekli aksi halde yer bulabilmeniz neredeyse imkansız. Figlmüller’in 2 dükkanı olup ayrıca Lugeck adında 3.bir restoranları mevcut. Burası artık 3.kuşağın herhalde ki modern tarzda bir mekan. Biz iki Figlmüller’de de yer bulamadığımız için Lugeck’de şnitzelimizi yedik. Fiyatlar Viyana standartlarında olup porsiyonları yeterli büyüklükteydi.

Figlmüller Kuyruğu, Viyana

Figlmüller Kuyruğu

Lugeck ve Figlmüller dışında Viyana’da yaşayan bir arkadaşımızın önerisi ile Plachuttas Gasthaus zur Oper’e gittik. İsmi biraz komplike bir restoran gibi görünsede gayet başarılı bir mekan olduğunu söyleyebiliriz. Burada sarımsaklı çorbayı denemenizde fayda var.

Viyana şnitzeli 15-20€ civarında ortalama

Daha hareketli, gençlerin daha yoğun olduğu, kokteylleri meşhur diğer bir yer ise Joma. Burada ister yemek yiyebilir isterseniz içkinizi yudumlayabilirsiniz.

Bizim gibi kedi severler için ilginç bir cafe önereceğiz; Cafe Neko. Uzakdoğulu iki teyzenin işlettiği bu kafenin özelliği etrafta 5 tane kedinin özgürce (biraz fazla özgürce) dolaşması. Kediler bir köşeden diğer köşeye koşturuyor, masaların üstüne çıkıyor. Hijyen olarak temiz gibi dursa da bir kahve içip çıkabileceğiniz ilginç bir yer.

Restoranlar ve kafeler dışında Noel Pazarları’ndaki yemek satan yerlerde oldukça keyifli. Meşhur sosisli sandviçlerini buralarda tadabilirsiniz. Sosisin içine mozarella koymuşlar (ekmeğin değil direk sosisin içine) gerçekten lezzetli olmuş. Sarımsak kokusunun nereden geldiğini merak ederseniz de sarımsak tozlu yağlı ekmeklerini veya sarımsak çorbalarını içmenizi öneririz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.